30 Ağustos: Bağımsızlık iradesinin ebedi zaferi

Tarixdə bu gün

Bu məzmun hələ bu dildə dərc olunmayıb; orijinal dildə göstərilir.

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini tarihi bir zafere ulaştıran 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında yürütülen Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin sonuca ulaştı. Bu büyük başarı, Anadolu’nun işgalden kurtuluş sürecini hızlandırırken Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna uzanan yolu da açtı. 30 Ağustos Zaferi; Türk milletinin vatan sevgisinin, sarsılmaz iradesinin, birlik ruhunun ve bağımsız yaşama kararlılığının tarihe kazınmış ifadesidir. Bu zafer, bütün imkansızlıklara rağmen aynı ülkü etrafında birleşen bir milletin kendi kaderini değiştirebileceğini tüm dünyaya gösterdi. Türkiye’nin sevinci Azerbaycan’ın sevinci, gururu ise bütün Türk dünyasının ortak gururudur. “Bir millet, iki devlet” anlayışıyla birbirine bağlı Türkiye ve Azerbaycan, geçmişten aldığı güçle ortak geleceğe emin adımlarla ilerlemektedir.

Türkiye Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı — TADİV olarak kardeş Türkiye’nin ve aziz Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin bütün kahramanlarını, vatan uğruna can veren aziz şehitleri ve gazileri rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun!

Xəbərlərə qayıt

Əlaqəli xəbərlər

Tarixdə bu günTR

1 Ekim 1827: İrevan Kalesi Rus Ordusunun Eline Geçti

1 Ekim 1827, Güney Kafkasya tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti. Rusya ile Kaçar İranı arasında 1826-1828 yıllarında devam eden savaş sırasında Rus birlikleri, stratejik öneme sahip İrevan Kalesi’ni ele geçirdi.

Tarixdə bu günTR

30 Eylül 1618: Safevî–Osmanlı ilişkilerinde Serav Barışı

1618 yılının bu gününde Safevî hükümdarı Şah I. Abbas ile Osmanlı tarafı arasında barış anlaşması imzalandı. Tarihe Serav Barışı olarak geçen bu anlaşma, XVII. yüzyılın başlarında Osmanlı–Safevî ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.